Sınırlar çizilmiş mekanımız var.
Kendine yabancı zürriyetimiz;
Ne olma, ne ölme imkanımız var!
Kozanın içine koymuşlar
bizi,
Öz ile kabuktan soymuşlar bizi,
Çobansız bir sürü saymışlar bizi
Silkinip, kalkacak zamanımız var.
Evimiz barkımız bize
yabancı
Sazımız, şarkımız öze yabancı.
Bir gün, sıra gelir size, yabancı!
Delimiz, velimiz, yamanımız var...
İsa YAR
*Berceste dergisi mart/2004


Kayıp
zamanlar... Bekir Dervişoğlu'na
ne ise sadece
asli işlevi ile değil çağrışımlarıyla da anlamını çoğaltırdı. Şairin
“her nesnenin bir bitimi var ama/ aşka hudut çizilmiyor Mihriban”
deyişi ise bahsimiz dışındadır. Hafızanın en muhkem, derin ve kalıcı
yanı kanaatimce çocukluk hatıralarıdır. Hele, çocukluğunuz köyde veya
kasabada geçti ise bazı nesnelerin çocuk muhayyilesinde kazandığı anlam,
eşyanın fevkindedir.>







Cemil
Meriç'den
